LEGO Worlds İncelemesi LEGO Worlds İncelemesi

ArdaEgridere tarafından 6 months önce yazıldı, kez görüntülendi ve hiç yorum yapılmadı.

LEGO evreni, oyun dünyasının en eğlenceli yapımlarına ev sahipliği yapar. Bazıları gerçekten başarılıdır ve oyuncuların kalbini kısa sürede kazanmıştır, bazıları ise ne yazık ki raflarda tozlanmaya mahkumdur. Özellikle Star Wars ve Yüzüklerin Efendisi filmlerinin yanına eklenen Marvel, DC gibi içerikler LEGO evrenini daha da eğlenceli hale getirir.

Bu yazımızda LEGO Worlds’ün detaylarını ufaktan gözden geçireceğiz ve ne yazık ki daha iyilerinin olduğunu bilmek, bazılarınızı üzecek.

Kendi Lego dünyamızı yarattığımız oyunumuzda, aslında türünü sevenler için oldukça eğlenceli içerikler var. Oyunun, açık dünya elementlerine sahip oluşu ise diğer artılardan biri. İlk bakışta kendimizi Minecraft’ın gizemiyle baş başa sanarken, zaman harcadıkça farklı sürprizlerin öne çıktığını fark ediyoruz. Oyunun en başında kontrol ettiğimiz Lego karakterimiz, uzay boşluğunda ve kendisini bir kapsüldeyken takip ediyoruz. Kısa süre ardından, bir gezegene çakılıyor ve kendi karakterimizi tasarlamaya başlıyoruz. Bu tarafta, seçimlerimiz oldukça kısıtlı.

Uzay gemimiz arızalı olduğundan, bulunduğumuz gezegende işler birazcık zor ancak öyle korkutucu derecede zor değil. Uzay gemimizi tekrar harekete geçirmek için gerekli ekipmanları bulmamız gerekiyor ve bu noktada, oyunun açık dünya elementlerinden yararlanıyoruz. Etrafımızda bize görevler konusunda yardımcı olacak başka karakterler de mevcut.

 

Kendi dünyamızı yaratırken, başlarda zorlanma konusu biraz baş ağrıtabilir. Bunun nedeni ise çeşitlilik olayına alışmak zaman alıyor ancak en az 1 saatlik oynanışın ardından, tüm detayları hızlıca kavrıyorsunuz. Ekipmanlardan tutun objelere ve envanterimize kadar, hatta çukurlar, köprüler derken Lego Worlds; kombinasyon anlamında çok çeşitli.

Bu oyunda hikaye namına beklentiniz olmasın. Açıkçası belki de sırf bu yüzden bir süreden sonra sıkıcı gelen ambiyanstan kaçmak isteyebilirsiniz. Lego söz konusu olunca akan sular durur diyenlerdenseniz, o zaman işin rengi değişir ancak konuşabileceğiniz karakterlerin olmaması veya hikayeye önem verenlerdenseniz, bu oyun size göre değil demektir. Genelde Lego oyunları, filmlerden esinlenerek hayat bulur. Bu sefer tamamen bize bırakılmış bir evrende, sadece kendi şehrimizi yaratıyor ve bunlarla övünmekten ötesine geçmiyoruz.

 

Konsolda oldukça parlak görünen grafikler, tam anlamıyla LEGO parçalarının gerçek hayattaki kadar detaylı görünmesini sağlıyor. Bu bağlamda renkler ve gölgelendirmeler de türüne yakışır derecede başarılı. Tabii grafik konusunda her şey gayet güzel gitse bile kamera sıkıntıları özellikle PS4 platformunda oldukça can sıkıyor. Bina tasarımlarında, sağı solu görmeye çalışırken kendimizi bambaşka bir manzaraya bakarken bulabiliyoruz.

Kısacası beklentileri yüksek olan oyuncuların, LEGO evrenini seviyorlarsa eğlenceli bir oyuna kavuşacaklarının garantisini verebiliriz ancak yık, dök, yeniden yap, binayı büyüt konusundan daha öteye gidemeyen LEGO Worlds, hikaye konusuna önem verenler için büyük hayal kırıklığı. İnsan ister istemez, esprileri çocukça da olsa, komediye bağlanan ilginç diyalogları arıyor.

Benzer Yazılar
Yorumlar ( 0 )

Tema: Sipsi V2
%d bloggers like this: