Heroes Of The Storm İncelemesi

ArdaEgridere tarafından 6 months önce yazıldı, kez görüntülendi ve hiç yorum yapılmadı.

Portları ve ilk oyunlarını saymazsak, üç tane seriye sahip olan ve sadece bunlara odaklanan Blizzard, neredeyse her bir oyunuyla efsane olmayı başardı. Warcraft, Starcraft ve Diablo yıllardır her nesil oyuncunun duymadan geçmediği isimler oldu. Öğrenmesi kolay, ustalaşması zor oyunlarıyla ve mükemmele yakın cilasıyla kendini tanıtan Blizzard, Diablo 3 ile biraz tökezlediyse de, kendini toparlamayı bildi. Son dönem yaşanan MOBA furyasındaysa, bir çok kişinin merak ettiği soru aynıydı: Blizzard bu yarışa katılacak mı?

Aslında yakından takip edenler için Blizzard bu yarışın ilk sinyalini Starcraft II sahnesinde vermişti. Blizzard-Dota, SCII editörünü kullanan bir nevi şov haritası olacaktı. Zaman içinde açıklananlarla, firmanın bu haritayı tamamen boşlamadığı ama çok da ciddiye almadığı düşünülmüştü. Ne var ki bir türlü gelemedi. Bir noktada Valve’ın “Dota” ismini almak istemesiyle gerginlik yaşansa da, sorun kısa sürede çözüldü ama haritanın adı (Eski Dota’ya gönderme olarak) Blizzard-All Stars olarak değiştirildi. Ne olup bittiğini henüz tam çözememiş, SCII’den bağımsız oynanan bir harita olabileceğini konuşurken… Heroes of the Storm açıklandı.

Henüz alfa aşamasında olan oyunu aylardır ve bol bol oynadıktan sonra, size oyunu anlatmaya karar verdim.Heroes of the Storm, “MOBA” olarak kategorize edilecek de olsa, yapımcılar oyun için “Team Brawler” terimini kullanmayı tercih ediyorlar. Oyuna ilk bakışta bu pek anlaşılmasa da, oynadıkça ne kadar doğru bir hamle olduğunu görüyorsunuz.

 

HotS’da tek bir faz var, oyunun başından sonuna aynı: “Görev” fazı. Her harita (tek bir haritası yok) kendine has bir mekanik sunuyor ve bu mekaniği kullanarak önemli bir avantaj elde edebiliyorsunuz. Mesela Cursed Hollow’da belli aralıklarla çıkan “tribute”ları topluyorsunuz, üç taneye ulaşırsanız karşı takımın kuleleri bir süreliğine saldırmıyor ve minyonlarının güçleri 1’e düşüyor! Ya da Blackheart’s Bay’de ortadaki korsana yeterli altın verirseniz, gemisiyle rakibin binalarını bombardımana tutuyor. Bu avantajlar o kadar büyük ki, siz ite ite oyunu bitirmek isteseniz de en azından rakibinizi yavaşlatmaya çalışmanız gerekiyor zira görmezden gelirseniz yandınız! Genelde zaten bu mekanikleri kullanmak isteyeceksiniz.

HotS’da olan başka bir şey de, takım tecrübe sistemi. Yani tecrübe kazandıran herhangi bir şey yaptığınızda, tüm takım aynı puanı kazanıyor. Böylece aynı takımda kimse ne arkada kalıyor, ne tek başına coşuyor. Takımlar arası fark Blizzard’ın farklı yöntemlerle hafifletmeye çalıştığı bir sorun da olsa, ben oynadığım oyunlarda büyük bir sıkıntı yarattığını görmedim. Ayrıca oyunda altın ve eşya da yok (Blackheart’s Bay haritasındaki altın, o haritaya özel). Bunun yerine karakteriniz her seviye atladığında güçleniyor ve üç seviyede bir yeni pasif ya da aktif özellikler alıyor. “Q, W ve E” yetenekleriniz oyunun başında açık, 10. Seviyedeyse 2 heroic ability (ulti) seçeneğinden birisini alıyorsunuz. Evet, her kahramanın 2 ultisi var! Seçtiğiniz pasif-aktif özellikler de, bu yeteneklerinizi güçlendirebiliyor, kahramanınıza genel bonuslar verebiliyor ya da kendileri aktif yetenekler olabiliyorlar (1, 2, 3 diye gidiyor onların tuşları da).

 

Bu temel değişikliklerin oyuna yansıması, bazı nüansları da oyun getirmiş. Mesela oyunda “ormanda kasmak” yok ama haritada yine tarafsız yaratıklar var. Bunlar mercenary camp, yani paralı asker kampı olarak geçiyor ve bunlara saldırdığınızda öldürmek yerine “yeniyorsunuz”. Bir kamptaki tüm askerleri yenince size katılıyorlar ve en yakın koridordan düşmana saldırıya geçiyorlar. Üç türleri var, tipleri haritaya göre değişiyor. Özetlemek gerekirse; kolay olanları kule mesafesi dışından saldırıyor, zor olanlar arkalarında iyileştiricileriyle bir grup asker, son olarak “boss” seviyesinde dev bir golem abimiz oluyor, ki kendisi alan hasarı verebiliyor.

Tüm bunları birleştirince oynanış kafanızda az çok oturmuştur: Koridorda durmanın pek anlamı olmadığından, sürekli haritadaki görevlerin peşinde koştuğunuz ve genelde takım savaşına girdiğiniz, aksiyon dolu bir oyun HotS. Abarttığımı düşünmeyin, HotS’da aksiyon neredeyse hiç bitmiyor. Ya harita göreviyle uğraşıyorsunuz, ya orman geziyorsunuz, ya itiyorsunu ya da rakibe karşı savunuyorsunuz. Oyundaki görevlerin ilk başladığı ana kadar bazen sakin geçse de, sonra durmak yok!

 

HotS’un en önemli başka bir özelliği de, Blizzard dünyalarını birleştirmesi tabii ki. “Hikâyesine” göre kahramanlarımız Nexus denilen boyutlararası bir fırtınaya kapılıyorlar ve kendilerini savaşa veriyorlar. Farkedeceğiniz üzere derinlik ve gerçeklikten tamamen uzak bir yaklaşım var ama zaten oyunun olayı da o: Eğlence! Evindeki tüm oyuncakları aynı anda yığan çocuk misali, Blizzard da adeta kendi karakterlerini önümüze yığıyor ve eğlenceye bizi de çağırıyor. Üç dünyayı da seven, hikâyelerini yakından takip eden biri olarak ben açıkçası çok eğlendim. Bazıları için unicorn’a binen bir Diablonun karşısında attan inen bir Raynor fazla absürd gelse de, ben tarzı çok keyifli bulduğumu söylemem lâzım. Alfada kahraman sayısı henüz az, toplam 29 kahraman var ancak bu sayının yükseleceği Blizzard tarafından onaylandı.

Gelelim bu kahramanlara. Görevlerine göre 4’e ayrılıyorlar: Warrior, Assassin, Support ve Specialist. Halihazırdaki MMO/MOBA’ları düşünerek kabaca yapacağınız çıkarımlar isabetli olacaktır: Warrior’lar (Savaşçı) genelde daha dayanıklı, Assassinler (Suikastçi) ani (burst) hasar çıkmaya elverişli, Support (Destek) kahramanlar ise takım arkadaşlarını iyileştiren ya da güçlendiren kahramanlar. Kulağa farklı gelen Specialist, yani Uzman karakterlerse, genelde pushing/ittirme konusunda güçlü oluyorlar. Ancak kahramanların hepsi (özellikle uzmanlar) kendine has bir oynanışa sahip ve roller kesinlikle katı değil, zira seçtiğiniz yetenekler ve özellikle ultinizle oynanışınız çok değişiyor. Mesela ben Destek diye etiketlenen Furion ile defalarca en yüksek hasarı verdiğimi biliyorum.

Benzer Yazılar
Yorumlar ( 0 )

Tema: Sipsi V2
%d bloggers like this: